MANZUMESERLER - Birdirbir! Yok Haktan başka; herşey BİRDİRBİR' Lillah Birdir Bir, Billah BİRDİRBİR... - Blogcu
Allah u Ekber

Birdirbir! Yok Haktan başka; herşey BİRDİRBİR' Lillah Birdir Bir, Billah BİRDİRBİR...

Allah u Ekber
İsmailem, Hâk yoluna, canımı kurbân eylerem, Çünkü bu cân kurban gerek, Ben koç kurbânı neylerem.....

31/1/2009 - VUSLAT

Kategori: MANZUMESERLER

Vuslat

Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar,
Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamanı,
Görmezler ufuklarda, şafak söktüğü anı...

Gördükleri rû`ya ezeli bahçedir aşka;
Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgarı başka.
Bülbülden o eğlencede feryad işitilmez;
Gül solmayı; mehtab, azalıp gitmeyi bilmez...


Gök kubbesi her lahza, bütün gözlere mavi...
Zenginler o cennette fakirlerle musavi;
Sevdaları hülyalı havuzlarda serinler,
Sonsuz gibi, bir fıskiye ahengini dinler.

Bir ruh, o derin bahçede bir defa yaşarsa
Boynunda O`nun kolları, koynunda O varsa,
Dalmışsa O`nun saçlarının rayihasiyle,
Sevmekteki efsunu duyar her nefesiyle.


Yıldızları, boydan boya doğmuş gibi, varlık
Bir mucize halinde o gözlerdendir artık.
Kanmaz, en uzun buseye, öptükçe susuzdur
Zira, susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur.

İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan...
Bir sır gibidir azçok ilah olduğumuzdan.
Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler.
Bir gün nereden hangi tesadüfle gelirler?

Aşk, onları sevkettiği günlerde, kaderden
Rüzgar gibi bir şevk alır, oldukları yerden.
Geldikleri yol, ömrün ışıktan yoludur o!
Alemde bir akşam ne semavi koşudur o!

Dört atlı o gerdüne, gelirken dolu dizgin,
Sevmiş iki ruh ufku görürler daha engin,
Simaları her lahza parıldar bu zeferle;
Gök, her tarafından, donanır meş`alerle!

Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar
Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda,
-Zalim saat ihmal edilen vakti çalar da-

Bir an uyanırlarsa leziz uykulardan,

Baştanbaşa, heryer kesilir kapkara, zindan...
Bir faciadir böyle bir alemde uyanmak...
Günden güne, hicranla bunalmış gibi, yanmak...

Ey tali! Ölümden ne beterdir bu karanlık!
Ey aşk! O gönüller sana maloldular artık!
Ey vuslat! O aşıklari efsuna râmet!
Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et!

Yahya Kemal Beyatlı

Dost Sözü : (yok) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

11/1/2009 - Sevda-yı aşkın yerleşti cana

Kategori: MANZUMESERLER

Dervişler daim çekerler cefa

Hak için başa gelir her bela

Aşkın ile yar eyledin beni

Oldu bu gönlüm ona mübtela

 

Nice divane olmasın gönül

Göründü ey dost zülüfün bana

Can ile başım feda uğruna

Yeter bir görsem,cemalin bana

 

Aşk deryasının filkine bindim

Gark olsa cihan bir seyran bana

Nadan ne bilsin aşkın halinden

Ona da ihsan eylesin Huda

 

Şarab-ı hüsnün layezalinden

Sundu bir kadeh ol saki bana

Görünce hüsnün her yüzden Fehmi,

Sevda-yı aşkın yerleşti cana

 

Muşansalı Hasan Fehmi Tezdoğan (KS)

Dost Sözü : (2) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

23/12/2008 - Ne yanar kimse bana âteş-i dilden ozge - Fuzûlî

Kategori: MANZUMESERLER

 

Hâsılım yoh şer-i kûyunda belâdan gayrı

Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı

 

Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver

Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı

 

Yetti bîkeşliğim ol gayete kim çevremde

Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı

 

Ne yanar kimse bana âteş i dilden ozge

Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı

 

bezm i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen

Ne temettü bulunur bende sadâdan gayrı

 

Fuzûli

Dost Sözü : (1) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

15/9/2008 - Ayndaki istidâd nedir?

Kategori: MANZUMESERLER

A'YÂN-I SÂBİTE

 

A'yân zâhir kılınmakta hükmüyle ilâhi İsmin;

Sebep: A'yân-ı Sâbite, tüm istidâdına cismin.

 

Kuludur tâbî' olduğu İsmin, bil ki her bir varlık;

Rab'bını bu İsim'le tanır, bununla çekmez darlık.

 

Hak ilminde hâlimiz a'yân-ı sâbiteyle belli;

Böyle bir istidâd bizi kul kılar Rab'ba temelli.

 

Ayndaki istidâdın zuhûra geliş şekli bizde

Hak ilminde sâbittir, vücûda büründüğümüzde.

 

Hak'kın vücûdundadır, bil tecellîsi mevcûdâtın;

Ne aynı ne gayrıdır; Hak olur, bunda, yalnız Bâtın.

 

Ganiyy-i Muhtefî Hz.

Dost Sözü : (yok) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

25/5/2008 - Kainatın Ulu İmparatoru

Kategori: MANZUMESERLER

Kainatın Ulu İmparatoru / Cemal SAFİ

 

Cemâline sığındım haşmet i celâlinden

Sana meftun gönlümü fani sevdadan koru

Nar ı hicranla yandım memnu aşk melâlinden

Son olsun kainatın ulu imparatoru

 

Şahadet ederim ki tek ALLAH sın ilâh yok

Son resulün Muhammet, cevaplandı ilk soru

Kabir azabı verme, sevap cüz i, günah çok

Gaffarsın kainatın ulu imparatoru

 

Sana ait evrenin bu muhteşem imarı

Sema eder yıldızlar senin emrine doğru

Sen sonsuz semavatın sırlarının mimarı

Ahatsın kainatın ulu imparatoru

 

Günde bilmem kaç bin kez tıklattırıp durursun

Sol göğsüme koyduğun yürek denen motoru

Ezel sen çalıştırdın ebed sen durdurursun

Amenna kainatın ulu imparatoru

 

Ayın, yıldızın şavkı güneşin aks imidir?

O senin ol dediğin vaktin ilahi nuru

Bu benin inanışım, yanlış mı? aksi midir?

Ne dersin! Kainatın ulu imparatoru

 

Kıyamete yaklaştık güya ayı keşfettik

Tam kırk milyon metreymiş ölçmüşler ekvatoru

Özenip bezediğin bir cihanı mahvettik!

Sabrettin kainatın ulu imparatoru

 

Varlığını tartıştı; Firavun, Mûsa ile

Rüsva ettin elçine diklenen diktatörü

Koca deniz ikiye bölündü asa ile

Hükmettin kainatın ulu imparatoru

 

Nemrut ki ateşlere atmıştı İbrahim i

Gülizara döndürdün yanardağ gibi koru

Habibinden öğrendik biz RAHMANI RAHİMİ

O sensin kainatın ulu imparatoru

 

Kim hamile bıraktı Meryem adlı nisayı!

Âmâya göz, ölüye can bahşeden doktoru!

Kim vahdetti Ahmet i müjdeleyen İsa yı!

Sensin sen kainatın ulu imparatoru

 

Bir ömür eziyetten işkenceden yorucu

Huzur u mahşerinde ifadenin en zoru

Cümle vebalimizden ibra için orucu

Lütfettin kainatın ulu imparatoru

 

Sedası son verecek kulakların pasına

İsrafil in üfleyip çaldığı anda sur u

Günahımızı sildir Firdevs in paspasına

Medet ya kainatın ulu imparatoru!

 

Affet ya kainatın ulu imparatoru!

Rahmet ya kainatın ulu imparatoru!

 

İlham ı ilahi sen de okyanus

Damlana talibim ey yüce Yunus...

 

Cemal Safi

Dost Sözü : (yok) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

16/4/2008 - Âtiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak...

Kategori: MANZUMESERLER

Âtiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak...

 

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak!..

Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.

Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.

İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:

Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."

Davransana... Eller de senin, baş da senindir!

His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?

Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.

Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?

Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?

Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?

Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!

Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan

Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.

Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!

Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!

Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın

Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?

Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.

Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!

Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;

Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar

Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...

En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!

Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile sirkin;

Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin

Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,

Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,

Hüsrâna rıza verme!... Çalış!... Azmi bırakma;

Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!!!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...

Sesler de: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"

Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,

Tek kol da yapışsam demiyor bir tarafından!

Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;

Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.

Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...

Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.

Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!

Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!

'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur!' deme, yılma.

Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.

         

Mehmet Akif Ersoy  @14.03.1913

 

Ruhun Şad olsun,… Ey ulu Türk, Mekanın da cennet

Cehennemde de, Cennetinde de ararsın AY YILDIZ'ını elbet

Bu vatan evlatları seni unutmadı asla unutmayacak

Günün birinde bu şiirlerin daha yüksekten okunacak.

Bu Vatanın evlatları yüreklerinde seni daima taşıyacak.

 

birdirbir

 

Dost Sözü : (1) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

16/4/2008 - Leylâ

Kategori: MANZUMESERLER

Leylâ

 

"Barındırmaz mısın koynunda, ey toprak?" derim, "yer pek";

Döner, imdâdı gökten beklerim, heyhât, "gök yüksek".

Bunaldım kendi kendimden, zamân ıssız, mekân ıssız;

Ne vahşetlerde bir yoldaş, ne zulmetlerde tek yıldız!

Cihet yok: Sermedî bir seddi var karşında yeldânın;

Düşer, hüsrâna, kalkar, ye'se çarpar serserî alnın!

Ocaksız, vâhalar, çöller; sağır, vâdîler, enginler;

Aran: Beynin döner boşlukta; haykır: Ses veren cinler!

Şu vîran kubbe, yıllardır, sadâdan dûr, ışıktan dûr;

İlâhî, yok mu âfâkında bir ferdâya benzer nûr?

Ne bitmez bir geceymiş! Nerden etmiş Şark'ı istîla?

Değil canlar, cihanlar göçtü hilkatten, bunun, hâlâ,

Ezer kâbûsu, üç yüz elli, dört yüz milyon îmânı;

Boğar girdâbı her devrinde milyarlarca sâmânı!

Asırlardır ki, İslâm'ın bu her gün çiğnenen yurdu,

Asırlar geçti, hâlâ bekliyor ferdâ-yı mev'ûdu!

O ferdâ, istemem, hiç doğmasın "ferdâ-yı mahşer"se...

Hayır, kudretli bir varlıkla mü'minler mübeşşerse;

Bu kat kat perdeler, bilmem, neden sıyrılmasın artık?

Niçin serpilmesin, hâlâ, ufuklardan bir aydınlık?

O "aydınlık" ki, sönmek bilmeyen ümmîd-i işrâkı,

"Vücûdundan peşîman, ölmek ister" sandığın Şark'ı,

Füsünkâr iltimâ'âtıyle döndürmüş de şeydâya;

Sürükler, bunca yıllardır, o sevdâdan bu sevdâya.

 

Hayır! Şark'ın, o hodgâm olmayan Mecnûn-i nâ-kâmın,

Bütün dünyâda bir Leylâ'sı var: Âtîsi İslâm'ın.

Nasıldır mâsivâ, bilmez; onun fânîsidir ancak;

Bugün, yâdıyle müstağrak yarın, yâdında müstağrak!

Gel ey Leylâ, gel ey candan yakın cânan, uzaklaşma!

Senin derdinle canlardan geçen Mecnun'la uğraşma!

Düşün: Bîçârenin en kahraman, en gürbüz evlâdı,

Kimin uğrunda kurbandır ki, doğrandıkça doğrandı?

Şu yüz binlerce sönmüş yurda yangınlar veren kimdi?

Şu milyonlarca öksüz, dul kimin boynundadır şimdi?

Kimin boynundadır serden geçip berdâr olan canlar?

Kimin uğrundadır, Leylâ, o makteller, o zindanlar?

Helâl olsun o kurbanlar, o kanlar, tek sen ey Leylâ,

Görün bir kerrecik, ye's etmeden Mecnûn'u istîlâ.

 

Niçin hilkat zemîninden henüz yüksekte pervâzın?

Şu topraklarda, şâyed, yoksa hiç imkân-ı i'zâzın,

Şafaklar ferş-i râhın, fecr-i sâdıklar çerâğındır;

Hilâlim, göklerin kalbinde yer tutmuş, otâğındır;

Ezanlar nevbetindir: İnletir eb'âdı haşyetten;

Cihâzındır alemler, kubbeler, inmiş meşiyyetten;

Cemâ'atler kölendiı: Kâ'be'ler haclen... Gel ey Leylâ;

Gel ey candan yakın cânan ki gâiblerdesin, hâlâ!

Bu nâzın elverir, Leylâ, in artık in ki bâlâdan,

Müebbed bir bahâr insin şu yanmış yurda, Mevlâ'dan.

 

 

Mehmet Akif Ersoy 

Dost Sözü : (yok) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

9/4/2008 - Bir melâmînin mahzâ kulluktur hâli

Kategori: MANZUMESERLER

Melâmî Tasarruf Peşinde Değildir!

 

Mürîdânın bâzısı kerâmâtâ meyyâldir;

Nefisleri, bir müddet, bu merakla seyyâldir.

 

Kâhin olarak görür kimisi Mürşid'ini;

Yok edemez, bir türlü, nefsinin bu fendini.

 

Olmalı, derler, Mürşid mutlak ehl-i tasarruf;

Oysa vasfıdır olmak, O'nun, ehl-i tearruf.

 

Kevnî kerâmât değil, ilmî kerâmât devri!

İlm-i Ledün giderir ancak, mürîdde cevri.

 

Tasarruf fakîridir, bundan nâşî, melâmî;

Ganiyy olur ilmiyle, sohbetiyle de hâmî.

 

Sırlı bir melâmînin mahzâ kulluktur hâli;

Gönlüyse olur Hak'kın tecelliyât mahâlli.

  

Ganiyy-i Muhtefî

Dost Sözü : (1) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

28/3/2008 - KEMÂLÎ OZAN

Kategori: MANZUMESERLER

Âh etme gönül âh ile hûbân ele girmez

Feryad mı o? Feryâd ile Cânan ele girmez

 

Varlıkla varılmaz deriihsânına yârin

İhsân ile ol sahibi ihsan ele girmez

 

Derd ehline dermân yine derd içre nihândır

Erbâbı dile derd gibi derman ele girmez

 

Can baş ile bil hizmeti pîrânı ganimet

Her şey bulunur sohbeti pîrân ele girmez

 

Kaldırma yüzün hâkirehî şahı necefden

Haydar gibi sultanlara sultan ele girmez

 

Ey! nutfe iken ahseni takvim olan insan

Bil kadrini! bil! sûreti insan ele girmez

 

Tek bir nefesin gafil olup verme havaya

Sıhhat gibi bir nimeti sübhan ele girmez

 

Her bir güzele meylederek ateşe yanma

Yûsuf çok olur. Yûsuf-ı Kenân ele girmez

 

Âmâlığıma, hırkai peşminime bakma

Osman gibi bir sahibi irfân ele girmez

 

Bir âh edeyim âhı da cangâhı da yaksın

Eflâke çıkup şu'lesi tâ arşa dayansın

 

Ahvâli perişânıma dildarım inanmaz.

Yâ Rab! O sitemkârı inandır da inansın

 

Yok bende liyâkat bilirim vuslatı yâra

Amma nideyim? talii nâsâzım utansın

 

Madâmeki cânân; talebi candan usanmaz

Bari dilizârım tamaı candan utansın

 

Ey bâdı saba! zarımı neşreyle cihâna

Aşk ehli sükûti ebediyyetten uyansın

 

Göz yaşım ile aktı gözüm rehgüzannde (kendi âmâ idi)

Ferman ediyor hâki tenim kana boyansın

 

Canını feda eylemeyen yâre kemâli

Beyhude figan eylemesin ateşe yansın

 

Osman Kemali Ozan (K.S.)

Kemâlî Dede (Allah şefaatlerini daim etsin)

Dost Sözü : (yok) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

21/3/2008 - SÎRET VE SÛRET

Kategori: MANZUMESERLER

 

SÎRET VE SÛRET

 

Sûretimi görüp de şu fakîre levm eden

Sîretime erseydi sûretimi görmeden,

 

Saîd olurdu mutlak ve mazhar-ı lûtf-i Hak;

Sîretine doğru da yol alırdı muhakkak.

 

Sûretten hareketle sîrete yol bulan er,

Zevâhire kanmadan mutlaka Zât'a erer.

 

Mü'min ile kâfirin sûreti aynı olur

Ammâ sîret yönünden farklılık eder südûr.

 

Mes'elemiz bu farkın idrâk ve temyîzidir;

Bu idrâke erişmek Hak'kın büyük feyzidir.

 

Ganiyy-i Muhtefî

Dost Sözü : (3) :: Yaz Dostum ! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

ÂŞIK-I SADIK BENİM

KADEM KADEM GECE TEŞRÎFİ NÂİLÎ O MEHİN, CİHÂN CİHÂN ELEM-İ İNTİZÂRA DEĞMEZ Mİ ?



ATATÜRKÜN TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ




TÜRK GENÇLİĞİNE HİTAP



Ey Türk Gençliği !

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.

Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı!

İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Gazi Mustafa Kemâl

ATATÜRK

20 Ekim 1927


Ruhun Şâd Olsun ATAM..


Ne kadar ileri görüşlüymüşsün...!




birdirbir



DOSTUN HEYBESİ

incitme..
Arefe günündeki rahmet...
Kabe yolu Aşk yoludur – Ankaralı Âşık Niyazi Demirörs.
Âşık Nîyazi Divanından...
Bir mum...
İYİ BAYRAMLAR EFENDİM
ben insanlığımdan mı vazgeçeyim!
O ise benim sevdiklerimden...
DUA BERAT GECESİ
MİRAÇ KITABI 1 .BÖLÜM
MİRAÇ KITABI 4 .BÖLÜM
Aşık Sefai'den deli gönül
Regaib Kandili
KIRK KURAL.... Ehline duyurulur !
ŞARTLI SEVGİ...
LEYLA DA KİM ?..
ÇARE SENSİN...
Mevlana Hazretleri
ÖYLE BİR SEVGİ EDİNMELİ Kİ
Sakın terk-i edebden, kûy-i mahbûb-i Hudâ'dır bu!
İSTEMEMEYİ ! İSTEMEK !
Atatürk Neden Büyük...
M. Kemal Atatürk'ün Balıkesir Paşa Camiindeki hutbesi...
Allah dost olmak...
KURTULUŞ... GÜZEL AHLÂKTADIR!.

LİNKLER

ANA SAYFA
HANE-İ CÜZ
SAYFALAR
DOSTLAR
e-posta
MORAL FM
İSMAİL HAKKI BURSEVİ Hz.
DOST KATINDAN İNEN
O. KEMÂLÎ OZÂN Hz.
MELAMİLER
KAFKAS VAKFI
SEMAZEN
CEMALİNUR SARGUT
HÂLUK NÛRBAKÎ Hz.
ŞEMSETTİN YEŞİL Hz.
GECEYOLCULUĞU
ORTADOĞU HABER
HUBBLE TELESKOPU
NOVA The Elegant Universe

DOSTA GİDER

DOSTLAR

meczup
esin
agnia
sufihayat
ibnarabi
aisece
sufikalbi
abuhayat
dingorevlileri
gulirana
atesveruzgar
ruzname
medreseizehra
dilaran
hayalet789
ruhlargemisi
candedim
fuadyusufoglu
islamneguzel
sahibiniarayanmektuplar
sevtap85
mondlicht
mavizara
yagmurlar2
acihuzun
meveddet


SEVGİLİ FAHR-İ KÂİNAT EFENDİMİZİN VEDÂ HUTBESİ


VEDA HUTBESİ





Allah'a hamd-ü senâ ederiz. O'na döneriz. Nefislerimizin fenalıklarından ve kötü amellerimizden O'na sığınırız. Allah'ın hidâyet ettiğini, kimse doğru yoldan çıkaramaz. Allah'ın şaşırttığını kimse yola koyamaz. Şehâdet ederim ki Tanrı yoktur, sadece Allah vardır! Bir'dir, eşi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed, O'nun kulu ve Rasûlüdür.
Ey Allah'ın kulları !..
Allah'tan korkmanızı ve O'na itaat etmenizi vasiyet ederim.
Ey İnsanlar!...
Sözlerimi iyi dinleyiniz... Çünkü bu seneden bonra bir daha sizinle burada tekrar buluşup buluşamayacağımı bilmiyorum..
Ey İnsanlar!..
Bugünün ne günü olduğunu biliyor musunuz? Burası, Belde-i Haram'dır.(Mekke'dir) Bugününüz nasıl mukaddes bir gün, bu ayınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz nasıl mukaddes bir şehir ise, biliniz ki canılarınız, mallarınız, ırzlarınız da; bu mukaddes gün, bu mukaddes ay, bu mukaddes şehir gibi yek diğerinize karşı mukaddestir. Bunlara tecavüz haramdır.

Ey Ashabım!...

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünki her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski dalâletlere (sapıklıklara) dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız!

Ashabım ! ...

Eskiden câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Rabia'nin kan davasıdır.

Ashabım! ...

Her türlü riba (tefecilik) kaldırılmıştır İlk kaldırdığım riba, Abdulmuttalib'in oğlu Abbas'ın ettiği ikrazlardır (borç vermelerdir) Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Eski câhiliyet devrinden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. Borçlular, alacaklılara yalnız aldıkları parayı ödeyeceklerdir.

Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız...

Ashabım!.

Kimin yanında bir emanet varsa, onu sahibine versin. Hediyeler, hediye ile karşılanır. Başkalarına kefil olan, kefaletin sorumluluğunu üstüne alır.

Ey İnsanlar!

Bugün şeytan sizin topraklarınızda yeniden nüfuz ve saltanat kurmak gücünü ebedî sûrette kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, onu sevindirmiş olursunuz.

Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

Ey insanlar ! ...

Kadınların haklarına riayet ediniz. Bu hususta Allah'tan korkunuz. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onları Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; onların aile şerefini , sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir.
Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları uyarıp, sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşrû bir şekilde hertürlü yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını sağlamanızdır. Onlar sizin haklarınıza riayet etsinler...Siz de onlara nezâketle muamele edin. Bir kadının kocasının izni olmadıkça onun malından bir şeyi başkasına vermesi, helâl olmaz. Kölelerinize gelince... Onlara da yediğinizden yedirmeğe, giydiğinizden giydirmeğe çalışın. Affedemeyeceğiniz bir hata işlerlerse kendilerine izin verin. Fakat asla eziyet etmeyin. Çünkü onlar da Allah'ın kuludur.

Ey müminler!..

Sözümü iyi dinleyin, iyi anlayın...

Muhakkak ki Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Adem'in çocuklarısınız... Adem ise topraktandır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde üstünlüğü yoktur. Şeref ve üstünlük, ancak fazilet iledir.
Müslüman müslümanın kardeşidir.

Bütün müslümanlar kardeştir, eşit hakka mâliktir.

Din kardeşinize ait olan herhangi birşeye, bir hakka tecavüz etmek, gönül rızası ile olmadıkça, başkası için helâl olmaz. Haksızlık yapmayın...Haksızlığa da boyun eğmeyin. Ahâlinin haklarını gasp etmeyin. Sakın benden sonra kâfirlerin yaptığı gibi birbirinizle boğuşmayın..
Ey Müminler!
Size bir emanet bırakıyorum..Siz ona sıkı sarıldıkça, yolunuzu şaşırmazsınız. O emanet de Allah'ın kitabı Kur'ân 'dır!. Ey Ashabım!
Nefsinize zulmetmeyin...Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır. Ey İnsanlar!
Allah , herkese düşen miras hakkını Kur'ân 'da bildirmiştir. Mirasçılar için ayrıca vasiyetnâme yapmaya hâcet yoktur.
Ey İnsanlar!
Her câni kendi suçunundan kendisi sorumludur. Hiçbir câninin işlediği suçun cezasını evlâdı çekmez. Hiç bir evlâdın suçundan da babası sorumlu tutulamaz.
Ey İnsanlar!
Mutemâdiyen dönmekte olan zaman, Allah'ın gökleri, yerleri yarattığı günki vaziyete dönmüştür.. Bir yıl, ay ölçüsüyle 12 aydır.Bunlardan dördü, haram aylardır. Bunlardan üçü, arka arkaya Zilka'de, Zilhicce, Muharrem'dir. Dördüncüsü Receb'tir, ki Cümade-l âhire ile Şaban arasındadır. Bu sene haram aylar eskilerine geldi. Hac mevsimi yine Zilhicce'nin onuncu gününe rastladı.

Ey İnsanlar!

Allah'a kulluk edin.

Beş vakit namazınızı kılın.Ramazan orucunu tutun. Emirlerime itaat edin. O takdirde Rabbinizin Cennetine girersiniz.
Ey İnsanlar!

Aşırı gitmekten sakınınız. Sizden öncekilerin mahvolmalarının sebebi, dinde ifratta olmaları idi. Hac usûllerini benden öğrenin. Muhakkak olarak bilmiyorum, belki bu seneden sonra bir daha haccedemem. Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki, kendisine bildirilenler, burada bulunanlardan daha iyi anlayarak bunları korumuş olurlar.

Ey insanlar!

Yarın beni sizden soracaklar.. Ne dersiniz?

Risâletimi tebliğ ettim mi? Görevimi yaptım mı?..



(Ashab bu soruya hep bir ağızdan "EVET!..Yemin ederiz ki tebliğ ettin. Bize nasihat ve tebligatta bulundun. Böylece şehâdet ederiz." der.


Vâdi artık bu sözlerle çalkalanmaktadır.

Allah Rasûlü parmağını havaya kaldırarak, üç kez;




"Şâhid ol Ya Rabbi!"



"Şâhid ol Ya Rabbi!"




"Şâhid ol Ya Rabbi!"

Buyurur.






Yüce Allah Şefaatlerinden Mahrum Etmesin .. İnşallah...



Cânı kim cânânı için sevse, cânânın sever

.

Bismillah
Bi ismi Allah !

HER VAKTİNİZ HAYR OLSUN




Esselâmû Aleyke yâ Rasûlallah..


Esselâmû Aleyke yâ HabîbAllah..
BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU?

BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU?

Daima düşünceli idi. Susması konuşmasından uzun sürerdi; lüzumsuz yere konuşmaz konuştuğunda ne fazla, ne de eksik söz kullanırdı. Dünya işleri için kızmazdı. Kendi şahsi için asla öfkelenmez ve öç almazdı.

Kötü söz söylemezdi.
Affediciliği tabii idi. İntikam almazdı. Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi. Kendisini üç şeyden alıkoymuştu; Kimseyle çekişmezdi, çok konuşmazdı, faydasız boş şeylerle uğraşmazdı. Umanı, umutsuzluğa düşürmezdi; hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı, kimsenin kusurunu araştırmazdı. Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.

Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi dikkatli dinlerdi.
Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse O da güler, bir şeye hayret ederlerse O da onlara uyarak hayret ederdi.

Gerçeğe aykırı övmeyi kabul etmezdi.


Her zaman ağırbaşlıydı. Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı. (ihata ederdi) Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı. Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü, ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.

Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.

Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti ;


"Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi yaşa!"

Her zaman hüzünlü ve mütebbessim bir hâletle dururdu, yüzünde daima ışıldayan bir parlaklık olurdu. Adet üzere sarf edilen hiçbir kötü söz ağzına almadı. Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı. Fakirlerle birlikte yerdi, öyle ki onlardan ayırt edilmezdi. Önüne ne konulursa yerdi. Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.

Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.


Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: "İlahi doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksIzlIk etmekten ve haksızlığa maruz kalmaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım."

Sıradan değildi; Sıradan insanlar gibi yaşadı.


İŞTE O, FAHRİ KÂİNAT,

SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ,

HZ. MUHAMMED MUSTAFA

SALLALLAHÛ ALEYHİ VE SELLEM İDİ.

Esselamu aleyke ya Resulullah, esselamu aleyke ya Nebiyyallah, esselamu aleyke ya Habiyballah, esselamu aleyke ya hayra halkullah, esselamu aleyke ya Savfetullah, esselamu aleyke ya Seyyidi’l-murselin ve hâtimi’n-nebiyyin, Esselamu aleyke ya gâidi’l-ğarru’l-mahceleyn, esselamu aleyke ve alâ ehl-i beytike et-tayyibiyn et-tâhiriyn, esselamu aleyke ve alâ ezvâcüke’t-tâhirat ümmehâtu’l-mü’miniyn, esselamu aleyke ve alâ ashâbike ecmâiyn, esselamu aleyke ve alâ sâir ıbâdullahi’s-sâlihıyn, cezâkellahu ya Resulullah efdal mâ cezâ nebiyyen ve rasulen an ümmetihi, ve sallallahu aleyke küllemâ zekareke ez-zâkirun, ve ğafele an zikrike el-ğâfilun.
....ESSELÂMUNALEYKÛM YA RESULALLAH.....
[Selam Sana ey Allah’ın Resulü, Selam Sana ey Allah’ın Nebisi, Selam Sana ey Allah’ın sevgilisi, Selam Sana ey Allah’ın yaratıklarının en hayırlısı, Selam Sana ey Allah’ın dostu, Selam Sana ey peygamberlerin efendisi ve peygamberlerin sonuncusu, Selam Sana ey iki cihan nuru olan lider. Selam Sana, selam temiz ve pak aile efradına. Selam Sana, selam müminlerin anneleri temiz ve pak eşlerine. Selam Sana, selam bütün ashabına. Selam Sana, selam Allah’ın diğer salih kullarına. Ümmetine Peygamber ve Resul olarak Allah, Seni en üstün mükafatla mükafatlandırsın. Seni zikredenlerin her zikrinde ve Seni zikretmekten gafil olanların da gafletinde Allah’ın salat ve selamı üzerine olsun. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Şehadet ederim ki; Sen, Allah’ın kulu, elçisi, emini, yaratıklarının en hayırlısısın. Şehadet ederim ki; Sen, Allah’ın risaletini tebliğ ettin, emaneti yerine tevdi ettin, ümmetine öğüt verdin ve Allah yolunda büyük bir gayretle cihat ettin.]

ALLAH ŞEFAATLERİNDEN BİZİ MAHRUM ETMESİN... İNŞALLAH.... Amin...


BEN BÖYLE DOST İÇİN KURBAN OLURUM..









İLAHİLER ve İSLÂMİ MÜZİK

İlâhi Seçiniz, Dinle' yi Tıklayınız ve az.. biraz.. Bekleyiniz.

<<< >>>



El Hamdüllilâhi Râbbül âlemin !





Elhamdüllillah-il Râbbül Alemin




Namaz Mü'min'in Mirâcıdır !






Click for Istanbul, Turkey Forecast

TEMP & TIME @ İSTANBUL

DOST BLOGLAR -LÜTFEN ZİYARET EDİNİZ