17/7/2009 - MİRAÇ KITABI 4 .BÖLÜM
Mirac Başlangıç 03 — Ey Cennet, istediklerini sana göndereceğim. Bana iman getirip tevhid eden, resullerime inanıp tasdik eden, yararlı amel işleyip bana şirk koşmayan, erkek ve kadınları sana göndereceğim. Her kim benden ve azabımdan korkarsa, gerçekten ben onu azabımdan emin ederim. Her kim, muradını, maksudunu, hacetini bana tazarru ve niyazla açarsa., onun hacetini kabul ederim; muradını ve maksudunu veririm. Her kim bana borç verirse., (borçtan murad: Allah rızası için .fakirlere çaresizlere, muhtaçlara verilen sadakalar ve Hak yolunda hayır için harcanan mallardır) ona kat kat mükâfat veririm. Her kim işlerini bana bırakır; eümle işlerini bana ısmarlayıp tevekkül ederse; onun bütün işlerine yeterim. Allah, ancak benim: benden başka ilâh yoktur. Ben, cümle vaadimi yerine getiririm. Vaadimden dönmek ol maz. Gerçek şu ki: Bütün müminler felah bulmuşlardır. Yaratıcı olarak da en güzel Allah'ın şanı pek yücedir. Bu güzel hitab üzerine cennet şöyle dedi: — Razı oldum, ya Rabbi.» Ve.. Resulüllah S.A.V efendimiz, Mescid-i Aksa'ya varıncaya kadar nice nice acaip işler gördü. Ancak, meşhur olanlar bu kadardır; dola yısı ile bu kadarla yetiniyoruz. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle devam buyurdu: —«Bundan sonra Beyt-i Makdis'e gittik. Gördüm ki; semadan melekler nazil olmuşlar. Onlar beni karşıladılar ve izzet sahibi Rabbım dan bana türlü türlü ikram ve nice nice nimetlerin müjdesini verdiler. Beni şöyle diyerek selâmladılar: — Selâm sana ey evvel, selâm sana ey âhir, selâm sana ey Hâ şir.. Bu deyişle bana saygılar sundular. Cebrail'e dedim ki: — Bu meleklerin bana yaptığı saygı selâm ne biçim bir saygıdır?. Evvel, Âhir, Haşir Âlemlerin Rabbı Allah'tır. Cebrail şöyle anlattı: — Ya Resulellah, kıyamet günü herkesten evvel sizin ve ümmetinizin kabri yarılacaktır. Bu manada size: — Ey Haşir. Dediler. O gün, en evvel siz şefaat edeceksiniz; en evvel makbul olacak şefaat da sizin şefaatmızdır. Bu manada size: — Ey Evvel. Dediler. Dünya âleminde siz cümle peygamberlerin âhirisiniz, ümmetiniz de cümle ümmetlerin âhiridir. Bu manada size: — Ey Âhir. Dediler.. Sonra.. Melekleri geçip Mescid-i Aksa'nın kapısına geldim. Burak'tan indim; Cebrail Burak'ı oradaki bir halkaya bağladı. Nebiler ve Resuller, bineklerini o halkaya bağlarlardı. Nebiler ve resuller beni karşılayıp tazim ve tekrimde bulundular.» Nebilerin ve resullerin, Resulüllah S.A.V efendimizi karşılaması hakkında iki rivayet vardır. Biri şöyledir: — Yüce Hak, peygamberleri habibi Resulüllah S.A. efendimizi tazimle karşılamaları için diriltti; onlar, cesetleri ile hazır oldular. Ancak, meşhur ve zahir olan rivayet odur ki: Onlar latif ruhları ile hazır oldular. Resulüllah S.A.V efendimizin anlattıklarına devam edelim: —«Onları gayet muazzam, mübeccel ve münevver gördüm. Cebrail'e onların kim olduklarını sordum; bana. şöyle anlattı: — Kardeşlerin, babaların nebiler ve resullerdir. Onlara selâm ver. Onlara selâm verdim; birlikte Mescid-i Aksa'ya girdik. Kamet okundu. Kendi kendime: — Acaba kim imam olacak?. Diye gözlerken, Cebrail elimden tuttu; sonra şöyle dedi: — Siz öne geçin; imam olun. Çünkü, en faziletli ve en keremli sizsiniz. Ben..de öne geçtim; cümle nebilere ve resullere imam oldum; iki rekât namaz kıldım.» Ulema, burada kılınan namaz hakkında çeşitli görüş belirtti. — Acaba ne şekil bir namazdı?. Diye.. Na'file namaz olsa, nafile namazı: Cemaatle kılmak meşru' değildir. Yatsı namazı olsa., o zaman: Yatsı namazı farz olmamıştı. Kaldı ki; yatsı namazı dört rekâttır. Bu hususta muhakkik âlimlerin kavli şudur: — Resulüllah S.A. efendimizin Mescid-i Aksa'da kıldığı namaz; her semada imam olup kıldığı ve Beyt'ül - Mamurda kıldığı namaz; sidre-i müntehada bütün meleklere imam olup kıldığı namaz kendi özellikleri arasındadır. Âlemlerin Rabbı Yüce Allah'ın fermam ile kılmıştır. Resulüllah S.A.V efendimizin anlattıklarına devam edelim: —«Namazdan sonra arkamı mihraba, yüzümü de enbiyaya döndürdüm; onlarla konuştum. Her peygamber, kendisine ihsan olunan Rabbanî nimetler dolayısı ile Yüce Rabba sena etti. Ben de, Yüce Hakkın ihsanı, keremi olan üstün nimetlerinden, güzel lütuflanndan ötürü Rabbıma sena ettim. İbrahim a.s. sena edip şöyle dedi: — Hamd ü sena o yüceler yücesi, ulu Allah'a ki, beni halil eyledi; bana büyük mülk verdi. Musa a.s. senasında şöyle dedi: — Hamd ü sena o yüceler yücesi ulu Allah'a ki, vasıtasız benimle konuştu. Benim elimle Firavun'u ve hempalarını suda boğdurdu, îsrailoğullanna necat, ihsan eyledi. Benim ümmetimden bir kavim kıldı ki, bunlar Hakka hidayet olunur; hakla adalet ederler ve Yüce Hakk'm rızası için amel işlerler. Bundan sonra bavud a.s. sena etti ve senasında şöyle dedi; — Hamd ü sena o Yüce Hakkın zatına ki, büyük bir mülkle beni melik eyledi. Bana Zebur kitabım ihsan eyledi. 'Demiri elimde mum kadar yumuşak eyledi. Dağları ve kuşları bana müsahhar etti. Onlar, benimle teşbih okurlardı.-Bana şeriat ilmi, güzel konuşmak ihsan ve ita eyledi. Bundan sonra, Davud'un oğlu Süleyman a.s. sena etti ve şöyle dedi: — Hamd ü sena o Kadir Kayyum Allah'a ki, bana rüzgârları müsahhar eyledi. Cinni ve şeytanları müsahhar eyledi; dilediğimi yaptırdım. Bana kuşların ve hayvanların dillerini bildirdi. Nice kulları Büzerine beni faziletli kıldı. Bana öyle büyük bir mülk verdi ki; benden başkası öyle mülke sahib ve nail olmadı, olamaz. Bundan sonra îsa a.s. sena etti; şöyle dedi: — Hamd ü sena o Yüce Yaratıcıya kî, Adem'i topraktan yarattığı gibi, beni de babasız ve maddesiz: — K Ü N (OL.) Emri ile yarattı. Bana Tevrat'ın ve İncil'in ilmini ve şeriatın ilmim Öğretti. Benim duamla, gözsüzlere göz ve hastalara şifa ihsan eyledi; ölüleri diriltti. Beni ve anamı lain Şeytanın mekrinden emin kıldı. Beni diri olarak semaya çıkardı. Bundan sonra, onlara şöyle dedim: — Hepiniz, Âlemlerin Rabbına sena ettiniz; ben de sena edeyim. Ve., başladım: — Hamd ü sena o Gafur Rahim Gani Kerim Celâl ve îkram sahibi zata ki; beni âlemlere rahmet, bütün insanları sevindiren ve çekindiren resul olarak gönderdi. Bana öyle bir kitap gönderdi ki, onun içinde her şeyin beyanı vardır. Benim ümmetimi cümle ümmetlerden hayırlı kıldı. Benim ümmetimi orta ümmet eyledi. Benim sinemi yardı; benden günahı kaldırdı. Benim zikrimi yüce kıldı. Beni cümle yaratılmışların FATİH'İ ve cümle nebilerin SONUNCUSU eyledi. Bu senamdan sonra İbrahim a.s. şöyle dedi. — Bu FATİH'lik ve SONUNCU olmakla cümle nebiler üzerine faziletli kılındınız.» Makamat rivayetinde şöyle anlatıldı: — Resulüllah S.A, efendimiz Beyt-i Makdis'e vardığı zaman, bütün nebiler ve resuller kendisini karşılayıp merhabaladılar. Çeşitli Övgülerle övdüler. Üzerine tabak tabak nurlar saçtılar. Burak'ın Önünde, taa, Mescid-i Aksa'ya kadar yürüdüler. Bundan sonra, Resulüllah S.A. efendimiz Burak'tan indi. Cebrail a.s. Burak'ı bağlayınca, durdular. Sonra, Resulüllah S.A.V efendimize hitaben, şöyle dediler: — Ya Habibellah, mescidin içine önce siz girin. Resulüllah S.A. efendimiz onlara şöyle dedi: — Siz, benden evvel peygamber gönderildiniz; Öne geçmeye, siz benden daha lâyıksınız. Onun için siz önce giriniz. Bunun üzerine, şanı yüce izzet sahibi Rabb'm şu hitabı geldi: — Ey Habibim, insanları davet için bu vücud âlemine cümleden sonra teşrif edip risaletle ayrı bir mevki kazandın. Ama ketm-i ademde vücud bulan cümleden evvel ve kıdemli olan sensin. Onların hepsi senin nurundan yaratıldı. Önce içeri girmeye sen daha lâyıksın. Sen gir. Bu hitab üzerine, Resulüllah S.A.V efendimiz, Cebrail ile beraber içeri girdi. Sonra, nebiler ve resuller içeri girdiler. Bundan sonra, Cebrail ezan Dokuyup kamet getirdi. Resulüllah S.A. efendimiz imam oldu. Nebiler, resuller ve hazır olan mukarreb melekler Resulüllah S.A. efendimize uyup iki rekat, namaz kıldılar. Bundan sonrasını Resulüllah S.A. efendimizden dinleyelim: —«Namazı bitirdikten sonra, sırrıma hitab, derunuma ilham olundu: — Şimdi dua vaktidir; ümmetine dua et. Diye.. Bunun üzerine, yüce dergâha el açıp tazarru ve niyaza baş ladım. Zaif ümmetimin necat ve selâmetleri, af ve mağfiret olunma ları için dua ettim. Cehennem ateşinden halâs olmalarını taleb ettim. Orada bulunan bütün nebiler, resuller ve hazır olan mukarreb mel ler de duama: — ÂMİN! Dediler. Tam bu anda kalbime şöyle bir nida geldi: — Ey Habibim, oturduğun yer, Mescid-i Aksa; gecen, Miraç gecesi; dua eden, senin gibi sanlı peygamber ve Allah'ın sevgilisi; duana: — ÂMİN!. Diyenler de, bütün nebiler, resuller, mukarreb melekler; dua ettiğin zat ise., merhametliler merhametlisi, keremliler keremlisi, cüm leyi hidayet nuruna erdiren celâl ve ikram sahibi Allah'tır. Duaların makbul olacağına, ümmetinin günahları bağışlanacağına ve azaptan necat bulacaklarına şüphe yoktur, izzetime, celâlime yemin ederim ki, onlara rahmetimi ihsan eyledim. Cemalimi müşahede ile müşerref olmağı onlara hil'at eyledim.» Allahım, son nefesimizi imanla kapa. Seni görmeyi bize nasib eyle. Ya Rahim, ya Rahman, peygamberin Muhammed S.A. hürmetine. Âmin! Ya Hannaıı, ya Mennan..
|